21 Kasım 2007 Çarşamba

Ah İstanbul

Yıldız'dan Beşiktaş'a iniş, sol taraf dutluk, arkası bostandı, sebze alırdık dalından kopartıp şimdi orda Conrad Hotel var.
Yine Barbaros Bulvarı, Yıldıza çıkış, trafik nedir, betonlaşma nedir,kalabalıklar nedir bilmeden...
Bebek, değişmeyen bir tek Bebek Camii kalmış...
İskeleden Beşiktaş ve Bulvar Şimdiki hali, Beyoğlu, İstiklal Caddesi...

Sabah aldığım bir mail, taşplaktan bir şarkıyla İstanbul' u anlatıyordu, bende kendi penceremden paylaşmak istedim, doğduğum, yaşadığım bu şehri, farkettimki çocukluğumun İstanbul'unu çok özlemişim, şimdiki halini düşündüğümde sınırlarını bile algılayamadığım bir şehir oluyor önümde ve içim acıyor...


Resimler http://www.azizistanbul.com/

2 yorum:

Dantelci dedi ki...

Bir baska duygu Istanbul lu olmak degilmi Sevgili Sofi. Bu sehrin degisik bir buyusu var, eger orada gozlerinizi acip orada buyuduyseniz o hatiralar baska bir sehri sevmenize izin vermiyor. Her an burnumda tutuyor, simdi orada, Nevizade sokakta bir kadeh buz gibi raki yaninda balik ve roka, tadini hic bir yerde bulamadigim kavun ve beyaz peynirle bir aksam yemeginde olmak isterdim.
Bende rahmetli babam ile Samatya dan denize girdigimi hatirliyorum hayal meyal, elimden tutup beni Gulhane ye goturdugunu...
Fakat bu sehir ne hale gelirse gelsin bende senin gibi bu haliyle de seviyorum, hani insan sevdigini kusurlariyla da severmis ya iste oyle.
Canim ziyaretin ve guzel yorumun icin cok tesekkur ederim. Sevgilerimle...

sofi dedi ki...

Ben sana teşekkür ederim yorumun için, 3 sene Libya'da kaldım, özlemim hep İstanbul'du, uçaktan iniyim toprağı öpücem dediğim olmuştur.Doğduğunda havasıyla, suyuyla seni sarıp sarmalayandır, ana gibidir, vazgeçemezsin, hep seversin...Kızkulesi'nin karşısında Salacak plajı vardı, bende orayı hatırlıyorum.Taksim, Çiçek pazarı, Cumhuriyet meyhanesi,Hacı Abdullah'ın yemekleri, sinemalar, vitrinler, ışıklar, telaşlı kalabalık...Nerden aklıma getirdin bu haftasonu bir Taksim yapmak istedi canım.Sevgiyle kal...