8 Aralık 2007 Cumartesi

Kağıt Bebekler

Hatırladıkça, hatırlıyorum bana bir haller oldu!5 yada 6 yaşlarındayım, her cumartesi pazara giderdik babanemle, önce meydandaki pastanede piramit pasta yerdim, sonra pazara, dönüşte bana oyuncak birşeyler alırdı canım babanem, o hafta kitapçıda gördüğüm kağıt bebeklerden istedim, plastik bir poşet içinde bir kitap ve yeşil renkli kağıt makası vardı.Aldık eve geldik, ben gayet muntazam kesip giydiriyorum, kağıt bebeği.Aradan bir kaç gün geçti, annem o gün gezmeye gidecek, kalabalık bir akraba günü sanırım, kasar annemi böyle şeyler, sabah kalkmış harıl harıl ev işlerini yetiştirmeye çalışıyor, titiz kadındır, hergün çamaşır yıkardı, her çıkanı , hiç biriktirmez hemen leğenin başına çitilemeye, çamaşıra girerken beni, 3 yaşımdaki erkek kardeşimi oturma odamızda bırakmıştı, orda soba yanıyordu, bende baktım kitapta kesecek kıyafet kalmamış, kardeşime dedimki, gel seni cici yapıcam, kapat gözlerini, oda garibim kapadı gözlerini öylece duruyor, aldım elime kağıt makasını, ilk önce bir gözünün kirpiğini dipten bir güzel kestim, sonrada ötekini, aç bakayım gözlerini dedim sonra, anaaaa oda ne, kafa sanki iki gözden oluşmuş gibi flaş flaş bakıyo bana, patlak patlak, çipil çipil, korkunç bir görüntü, eyvah diyorum annem beni öldürecek, kardeşim durumun farkında değil, cici oldu ya, Allahtan ayna yok odada, ben de hemen biraz kirpiklerimin ucundan kesiyorumki dengelenelim, süklüm püklüm banyoya yöneliyorum anneme söyleyimde ne olacaksa biran evvel olsun, annem leğenden başını bir kaldırıyorki şok, daha kardeşimi görmemiş, naptın sen diyor, fırlıyor, anne diyorum, kardeşiminkileride kestim, annem morarıyor koşuyor oturma odasına, kardeşim saf saf bakıyor cici oldu ya, annem iki tokat patlattımı pek hatırlamıyorum ama o mavi gözlere bir şey olmadığı için şükrettiğini duyuyorum. İnsanları iyiki kirpiksiz yaratmamış Tanrım, okadar çirkin gözüküyoki! Annem mecburen giyiniyor, benide hazırlıyor, çünkü benim gözler idare eder durumda, kardeşimi bırakıyoruz mecburen, ele güne gösterilecek halde değil, kıpkırmızı bir suratla misafirliğe gidiyoruz, ben boynu bükük, süt dökmüş kedi gibiyim.Sonradan kardeşimin kirpikleri bir gür çıktıki, sanırım affedildim, canım benim eğer İngiltere'deki yeğenlerim okursa bu yazıyı halalarının çatlak olduğunu düşünecekler babalarına yaptıklarımı öğrenince, çocukluk işte!

20 yorum:

Butterfly dedi ki...

Cocuklugumun oyunları, ablam oynatmazdı, hep bır eksılık duygusu ıle o bebeklere sahıp olmayı bekledım durdum, anılar ıste, sevgıler

www.edasuner.com dedi ki...

AY EVET YA GARİP OLDUM :( HATTA 3 BOYUTLU KİTAPLARIMDA VARDI BENİM MIRR :(

MoonSun11 dedi ki...

Sevgili Sofim, herksein boyle bir vukaati var galiba :)) Ben de kucukken kuzenimin up uzun bukleli saclarina gel sana kahkul yapalim diye makas vurmustum :)) tabii cok kotu oldu sonra bize kizacaklar korkusuyla saci cabuk uzasin diye bir kutu nivea kremi bosaltmistik kafasina, tabii iki saatte sac uzamayacagina gore, cocuk akli iste... :)) Ikimizde cok feci azar isistmistik o gun:))

Dantelci dedi ki...

Sevgili Sofi
Anaa o ne dedigin yerde koptum yine. Cok yasa sen, buyuk bir zevkle okuyorum yazdiklarini. Cocuklarin cok sansli bu konuda, anilarini onlarada anlatiyorsan eger.
Cok optum seni, guzel bir hafta dilerim canim...

Dantelci dedi ki...

Sevgili Soficim,
ben dun buraya yorum birakmistim yok oldu yada gitmedi demekki,
canim (anaaa o nee) orada ben koptum, cok sansli cocuklarin var bence eger bu anilarini cocuklarinla da paylasiyorsan.
Bu guzel anilarinin devamini umarim bizlerle paylasmaya devam edersin, Nostalji cok hosuma gitti.
Sevgilerimle birlikte cok guzel bir hafta dilerim...

sofi dedi ki...

Sevgili Butterfly,hoşgeldin!Benim 2 erkek kardeşim vardı, kızkardeş nasıldır hiç bilemiyorum, işin garibi 2 oğlum oldu, kız çocuktan yine habersizim ve çalıştığım yerlerde hep tek kadın oldum, yani hep erkek dünyasında yaşadım ama feminen bir kadınım, kız kardeş, kız evlat özlemi çekmişimdir,biliyorumki olsaydı paylaşırdım herşeyimi.Sevgilerle...

sofi dedi ki...

Sevgili Eda, benim anım 40 yıl öncesine ait, senin çocukluğun okadar tazeki kimbilir ne kadar gelişmişti bu tarz oyuncaklar ama hepimiz çok sevmişiz kağıt bebekleri, giyim konusundaki seçiciliği, uyumu, yaratıcılığıda kazanmamıza sebeptir belkide.Sevgiyle kal...

sofi dedi ki...

Sende mi Moonsun, berberlikle ilgili gizli kalmış yeteneklerimizmi var acaba, ya da estetisyen olmakla ilgili ama çocukken bizimle başbaşa kalmak tehlikeli bir durummuş!Kocamaaan sevgiler...

sofi dedi ki...

Canım Dantelcim, sen çok yaşa, çocuklarımla herşeyimi paylaşırım, saklım, gizlım yoktur,askerim de okuyormuş kışlada, anne dedi uzun zamandır gülmüyordum beni güldürdün.Hayat hızla akıp giderken gülümseyerek seyretmek en iyisi, hafifliyor yükün...Sevgiler, yüzün hep gülsün!

renkler dedi ki...

İlahi Sofi, iyi ki kötü birşey olmamış. Çocukluk işte! Allah bizi ne kusursuz yaratmış değil mi?

Bu arada o kağıt elbiseli bebekleri ben de çok severdim. Bir de onlara elbise çizerdim ve boyardım. Ne tasarımcı çocuktum, aklıma getirdin şimdi bak!

etki alanı dedi ki...

Sofi,
Var ya,beni öldürdün gülmekten!
Yaaaa, bir insanı yaşadığı dünyaya götürdüğünle kalmıyorsun,üstüne bir de tarzınla anlatışını ekliyorsun.Ne kadar benzer anılarmış meğer o zamanlar.Hepimizin yaklaşık olarak yaptığı hep aynı hatalarmış.Oyun niyetine neler kırılmadı,kesilmedi ki....
Çok tatlısın çookkk!
Tütü

sofi dedi ki...

Sevgili Renkler, bende çok düşünmüşümdür ve gereksiz yaratılmış hiç bir organ bulamamışımdır, ne kadar mükemmel yaratmış Yaradan...Giysi tasarlamayı hala severim, keşke dikiş bilseydim neler dikerdim.Sevgiler...

sofi dedi ki...

Sevgili Tütü, bende senin tüm yazılarını severek okuyorum, tatlısı aynı dönemin çocuklarıyız ve sanırım daha şanslıyız çünkü o zaman bilgisayar yoktu, sokakta, evde oynar dururduk.Sevgiyle kal...

Sem dedi ki...

Sevgili Sofi, okur okumaz, kuzenimin kısa ve küt kestiğim upuzun saçları geldi aklıma. Kuzenim de uzun saçlardan bıkmış olacak ki hemen kabul etmişti teklifimi. Kesmeye başladıktan sonra hiç de o kadar kolay birşey olmadığını görmüştüm ama yarı yolda da bırakamazdık ki. Kuzenimi gördükçe zaman zaman gelir aklıma, bu çocukluk cesaretim ya da deliliğim:))

fikriminincegülü dedi ki...

Off off nerelere gittim geldim şu iki yazınla. Şebnem bebekler vardı. En çok onları severdim.

Kardeşinin kirpiklerine yaptığın çok kötü de olsa, çocuk aklı işte. Annen de eminim yavrucağın gözünü çıkartmadığına şükretmiştir. Yine de komikti yahu. Kardeşin kızmaz umarım.:)))

Biyo dedi ki...

Ayy ne çok yaprdık sofi yaaa.Büfenin üzerine dizer,devrilmesin diye bibloları dayardık arkasına:)))
Yaşlandık mı ne:(((

sofi dedi ki...

Sevgili Sem, çocuk cesaretiyle berber olmayı denemişiz, ben daha sonra halamın ve babanemin üstündede denedim ama gerçekten saça kimlik, estetik vermek bir sanat artık elleşmiyom.

Sevgili İncegül, bende hala şükrederim gözünü çıkarmadığım için!

Biyo'cum senin için yaşlanma sözcüğü çok erken, kızlarınla hala oynayabilirsin, ne güzel olur birlikte tasarlamak, renklendirmek, giydirmek, benide çağırın, bir yanım hep çocuktur büyümez.

SEVGİYLE, SAĞLIKLA KALIN...

hatice dedi ki...

bu cocuklar kaşa kirpiğe ne garezi varki... bende küçük te değildim ilkokula gidiyordum makas elimde oynarmen kaşlarımın ortasını keşmiştim kendi kendime garezim var sonuç acilen fotoğraf lazım oldu ve ben o halde bir vesikalık çekindim okulda başarılı öğrenci olunca iftihar listeme de o fotoğraf konuldu yani yıllarca herkese rezil oldum :(
www.elimkolum.com

Mutlu Kadın dedi ki...

Ablamda kesmiş kirpiklerini fakat ne yazıkki bir daha çok uzamadılar ve ablamın kaşları kısadır biraz.
Bu kağıt bebeklere bayılırıdm ben. Şimdide oğlumla kesiyoruz çok zevkli.

sofi dedi ki...

Kardeşimin resmini koyacam becerebilirsem, çakır, uzun kirpikli, ama hala şükrederim gözünü çıkarmadığıma...Hoşgeldin Mutlu Kadın...