25 Mart 2008 Salı

Bir Sobe ve Bir Tabu

Sevgili Hatice beni sobelemiş, konu hassas ve bir çok boyutu var ama mutlaka toplumda düzeltilmesi gereken bir durum ki sağlıklı nesiller yetişsin.
Çocuk İstismarı
Bu konuda içimden gelenleri olduğu gibi yazıcam. Biliyorumki özellikle kız çocukların bir çoğu tacize uğruyor ve buda genellikle yakın çevreden, eve rahat girip çıkan ama hayvani dürtülerini aşamayıp hala en aşağı boyutta kalmış yetişkinler tarafından oluyor. Çocuk bunu genelde korkudan söyleyemiyor, söylesede aile bunu örtbas ediyor, konuşulmuyor, herkes üç maymunu oynuyor ama bu arada çocuk geleceğini etkileyecek çok ağır travmalar yaşıyor, sorunla tek başına savaşması gerekiyor kendi içinde , bu onu ya cinsellikten nefret eder hale getiriyor yada bedenini değersiz hissetmesine, herkesin dokunabileceği bir alanmış gibi algılamasına yol açıyor ve ruh sağlığı ağır darbeler almış olarak yaşamına devam ediyor. Yinede sadece kız çocuklarıyla sınırlayamayız erkek çocuklarımızda bu tip tacizlere maruz kalabiliyor ve kimlik sapmaları yaşıyorlar. bunu yapanlara en ağır cezaların uygulanmasını canı gönülden istiyorum.

Tabiki sadece cinsellik değil çocuk istismarı, ellerine taş, sopa verip, yürüyüşlere katmak, eline mendil, sakız tutuşturup sat diye sokaklara salıvermek, onu sadece doğurup sorumluluğunu yüklenmemek, korumamak, değer vermemek...

Yetişkinlere kızabiliyorum ancak, çünkü onların ihmalini çocuklar ödüyor. Libya'dayken şantiyenin kütüphanesinde ne kadar kitap varsa okumuştum, bunlardan biride çoğumuzun bıyık altından güldüğü Haydar Dümen'in Cinsel Yaşam adlı kitabıydı, çocuk istismarına örnek teşkil edecek bir çok öykü vardı, yine Türkiye'de Adli Tıp'ın kurucusu Prof. Dr. Adnan Ziyaların kitabında da onlarca örnek., bakıyorsunuz cehalet ilk sırada, anne babanın ihmali, ikinci sırada. Bütün bu okuduklarımdan, ve yaşamım boyunca ki izlenimlerimden tek bir sonuca vardım, beni tutucu olarak ya da güvensiz olarak nitelendirebilirsiniz ama maalesef düşüncem bu, bakabileceğiniz kadar çocuğa sahip olun ve onu mutlaka 7 yaşına gelinceye kadar evde siz bakın ve diliniz döndüğünce yaşamı, ilişkileri, insanları anlatın, onu tabiki cam bir fanusa koyup büyütemezsiniz ama bilinki onu yaşamı boyunca korumak ve gözetmek bir anne babanın görevidir, çirkinlikleri bilsin ki kendini sakınsın ama yaşamasın...

Çocuklar korunmaya, değer verilmeye ve en çokta sevgiye ihtiyaç duyarlar, bunları verirsek ancak kendilerini güven içinde hissederler, akıl, beden,ruh sağlıkları yerinde bireyler olarak yetişirler . Onlar geleceğimiz, sahip çıkmak hepimizin görevi, her bireyin, ailenin ve devletin.

Dünyaya tertemiz gözlerini açan bu en değerli varlığın incinmemesi dileğiyle...


4 yorum:

Yonca dedi ki...

o kadar hassas bir konuya değinmişsin ki Sofi. Ailelere iş düşüyor burada. Tabi her zaman olduğu gibi eğitim şart.

Aile planlaması ile ilgili eğitimlerin yanısıra bu tür konularda da eğitim verilse belki faydalı olur.

MoonSun dedi ki...

Canim Sofim ne kadar dokunakli ve bir o kadar da dogru yazmissin, evet cocuk istismari sadece cinsel anlamda degil, dedigin gibi eline tasi sopayi verip yuruyuse katmak... ve binlerce suc unsuru...
Cocuklarin daha fazla istismar edilmemesi umidiyle...
Opuyorum seni kocaman canim Sofim :))

Admin dedi ki...

CANIM SOFICIM,
BU YUREK YARASINA DOKUNDUGUN ICIN COK TESEKKUR EDERIM CANIM.
SAGLIKLI VE HUZURLU HAFTASONLARI DILERIM.

fortuna dedi ki...

sofi yazını ilgiyle okudum çocuklarla ilgili dileklerine bende katılıyorum.onların sağlıklı mutlu olduklarını görmek bana yetiyor.bu arada blogumu eklediğini gördüm çok memnun oldum:)teşekkür ederim:)