Yine çok ara verdim, 10 gün şehir dışındaydım, gerçi bu ara komşu kapısı yaptım Ankara'yı ama canım kadar sevdiğim bir yakınım hasta gidip geliyorum işte, uçakla zırt diye uçup, pırt diye iniveriyorum. Gidişlerimin birinde inişe yakındı korkunç bir sallantı oldu uçakta, dakikalarca süren sallantılar, göya ben yiğitliğe mok sürmem ama düşecek diye çok korktum ve anladım ki ölüm gelse hoşgeldin derim diyen ben, daha zamanı değil diye içimden çığlıklar attım, daha çok yapacağım işler vardı ve gitmek istemediğimi aniden anladım, iyi oldu yani, aklımı başıma getirdi. Ordan wok tava almıştım, benim aşçı çin yemeği yapıyorya hoşuna gider diye , el bagajımda onuda uçağa koyucam, güvenlikten geçerken durdurdular ve çantamı açmamı istediler, çünkü silah unsuru taşıyan bir şey varmış çantamda,inanamadım, benim tavanın sapı silah sayılıyormuş ve bagaja vermessem bırakmam gerektiğini söylediler, uçağı kaçırmaktansa tavayı feda ettik ama inadım inat bu seferki gelişimde bavulumu bagaja verip tavamı getirdim, ne ka zekiyim degilmi, İstanbul'da yok ya ben taa oralardan tava taşıyom, üstelik buharda sebze haşlamak için katlanır bir çelik sepet bilem aldım. Görende beni yemek yapmayı çok seven biri zanneder oysa benim için sağlıklı yapılması gereken bir görev gibidir, besleyici, sağlıklı ve dengeli öyle süsüyle püsüyle uğraşamam :)
Bu arada sokağımıza atom bombası atılmış gibi, yolları yapıyorlar, toz,pislik gırla tamda bayram üzeri , sokak sokak olalı böyle zulüm görmedi neyse bu gün bordürleri döşemeye başlıyorlar, göya kimse araba park edemiycek ama ben eminim 3 gün sonra kaldırıma çıkar park ederler çünkü otopark sorunu hat safhada, neyse artık kırmızı kırmızı bir sokağımız olacak :)
İngiltere'de yaşayan kardeşim dün geldi, garibim oruçlu, uçuşu 3,5 saat sürmüş, havaalanın dan yarım saatlık yolu 2,5 saatte geldi, iftar oldu biz öyle camlarda tünemiş bekliyoruz ama eve girdiğinde herşey unutuluverdi, evi, doğduğu, büyüdüğü evi ve her sene değişen bizler...
hepimize ayrı ayrı özenle hazırlanmış hediyeleri çıkardı, bunlar Şebnem'in eseriydi, o düşünürdü, bedenlerimizi, ayakkabı numaralarımızı, ihtiyaçlarımızı, sevdiğimiz şeyleri çok iyi bilirdi, o hiçbir zaman gelin olmadı o bizim kızımızdı ve yine bize bir sürü ciciler göndermişti herbiri yerini bulan...Beni en çok etkileyen 3 kızyeğenimin hemde üçününde doğumunda doğumhanede olduğum tam anlamıyla elime doğan bu üç dünyalar güzeli kızın artık büyümüş olduklarını anlamamdı, bana halam bunları sever diye büyük bir özenle makyaj çantası hazırlamışlar, tokalar, ojeler, kokular, rujlar, bakım ürünleri ne garip ruhumuz, kanımız, soyadımız aynıydı, senelerce birbirimizi göremesekte bağlar okadar güçlüydüki birbirimizi hissedebiliyorduk,umarım okursunuz hepinize çok teşekkür ediyorum, herbirine dokunduğumda çok mutlu oldum...
Vee ben Yunanistan'a gidemiyorum ama annemler bayramın 2. günü yolcu ve öyle inanılmaz bir sürpriz olduki Almanya'da ki kuzenim herşeyi ayarlamış Selanikten,Berlin'e uçup orada da 10 gün kalacaklar, babam adına çok sevindim, hayatı çalışmakla geçen bu adam 73 yaşında Avrupa'yı dolaşacak, hayat sürprizlerle dolu yeterki yürekten isteyin o vermesini öyle iyi biliyorki,tüm ayarlamaları sizin için yapıyor, iyi niyet,temiz niyet...
Mektubumu burda bitiriyorum, hepinize harika bir bayram dilerken, Munişcim seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum, sevgiyle, sağlıkla kalın, kendinizi bir şeye üzmeyin değmezzz....