11 Ocak 2008 Cuma

Meydanımız

Beşiktaş'ta ki yeni meydanımız! Tansaş artık yok, benim için mahalle bakkalı gibiydi, kasiyerleri bile tanıyıp sohbet ederdim, neyin nerde olduğunu bildiğim için çok rahat ederdim ama artık yok. Yılların halk pazarı, belediyenin küçük dükkanları yıkıldı. Kötümü oldu , hayır, görüntü ferah, o delicesine yoğunluk duraklarda yine ama alışveriş için taa çarşı içlerine gitmek, taşımak zor.Tansaşı özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi.


Askerim ağır bir grip geçiriyormuş kışlasında, salgın varmış, koğuşları dezenfekte etmişler, 5 asker hastanelik olmuş, biride vefat etmiş, grip ciğerlerini zorlamış.Duyunca çok üzüldüm, benimki revirde yatıyor, soğuğu kaldıramadı sanırım ama doktorlar yakından ilgileniyorlarmış.Artık 110 günü kaldı, hayırlısıyla gelip hayatına yön verse ondan yana rahatlayacağım.Bu sene iki oğlum için hayat yolunda makas değiştirecekleri bir dönem, birinin üniversitesi belli olacak, diğeri askerliği tamamlayıp yeniden iş hayatına atılacak, bakalım neler görücez...



Tütü'm,ikimizde aynı anda ev kadını moduna geçmişiz, ben hala algılayamıyorum, akşam hava kararınca yine beni bir panik alıyor, eve yetişmem lazım, nasıl gidicem, yemek yetiştirmeliyim, onu yapmalıyım, bunu yapmalıyım, üşüşüyorlar başıma, saate bakmaya başlıyorum, yılların getirdiği panik durumu ruhuma öyle işlemişki atlatamıyorum.Hayırlısı biraz dinlenelim bakalım.

Bu seneye misafirle girdim ya, gerçekten misafirle gidiyorum, bugün yine uzun zamandır görmediğim akrabalarım geldi, beni görmek istiyorlarmış, böyle deyincede kendimi şempanze gibi hissediyorum:) Kahve takımlarını , çay takımlarını çıkart, ikramlık hazırla, temizlik yap, cici cici giyin servis yap, sohbet et, işte bu en zor kısmı çünki farklı bir dil konuşuyor gibiyiz.Bugünküler pek bir havalıydılar, anne ve baba daha girer girmez aaa bizim kız arabayla gelecek, sokakta park yeri yok dedi, bende bizimkiler otoparkta kalıyor dedim, dakka bir gol bir.Eee sen şimdi ne yapacaksın? ben, bir süre dinlenicem, sizin oğlan neyapıyor? ( oğlu otuz küsur yaşında baba parası yiyor) ya kardeşim benim mali durumum seni neden ilgilendiriyor, sana geçimimle ilgili açıklama yapmak zorundamıyım! yoksa evin geçimini senmi yükleneceksin, ya da benim alnımda aha bu ölene kadar çalışmak zorundadır ama firar etti tutun yakalayın gibi bir ibaremi var.Neyse soruyorlar işte bende cevaplamak zorunda kalıyorum.Birde ayrılık durumlarında çok sorarlar, neden de neden!şu an düşündümde insanların yaşadığı negatif durumlar diğerlerini çok ilgilendiriyor, başlarına gelmesinden korktuklarından mı, gizli gizli benim başıma gelmedi diye haz duymalarından mı bilmiyorum.Neyse ,samimi ol, doğal ol canımı ye, yapmacıklıktan, sahtelikten, hava atılmasından gıcık kapıyorum elimde değil, tespitim müşteri ilişkileri daha kolaymış, alışcaz...

11 yorum:

MoonSun dedi ki...

Sofim, askerine acil sifalar diliyorum, insallah tezelden bitirir de hemen kavusursun ogluna :))

Kimseyi de takma, hayatinin icine girmeye calisana sak diye cevabini yapistir, onlar sormaya utanmiyorsa, sen cevap vermeye hic cekinme... Bos ver herkesle anladigi dilden konus, tatli canini uzmeye deger mi hic :))

etki alanı dedi ki...

Sofi'm,
Hayatlarımızdaki benzerlik,gittikçe inanılmaz hal alıyor.Beşiktaş'ın resimlerini görünce,"hadi canım "oldum.Çalışma hayatım oralarda geçti,4 yıla yakın sürem ...
Beşiktaş'taki o nostaljik hava kaybolsa da,deniz kenarına geldiğini hissedebiliyorsun bu görünümde.Eski halinde bakımsız bir görüntüdeydi ve trafik açılamıyordu.Fare yuvası olan pazara bakılmıyordu.Geçerken kaç kez,kokudan midemin bulandığını hatırlamıyorum bile...Artan gıdalar,duvar kenarlarında farelerin oluşmasına sebep oluyordu.Bir de çiş kokusu geçmeyen bir kokudur.Ağır bir metan kokusundan oraya hiç uğramaz olmuştum.Bence çok iyi oldu kaldırılması.Sadece orada çalışanlara olanak sağlanabildi mi ,onu bilmiyorum.Kimsenin ekmeğiyle oynanmasını istemem.Ama şimdiki görüntüsü,denizin esintisini hissettiriyor insana,tarihi Beşiktaş'ı ferahlatmışlar.
İş konusuna gelince Sofi'ciğim,ben de evde arayışlar içindeyim.Emeklilikten sonra uğraştığım,firmalara tasarım yapma fikri eskisi kadar cazip gelmiyor,ama evden yapabileceğim işleri takip edip müracatlarda bulunuyorum.Sanki birinin ucundan tuttum gibi.Bunu sana da fısıldayabilirim.Bir başlayayım...
Şimdilik evcilik oynayalım,buna da ihtiyacımız var.Her kafadan çıkan bir ses olacaktır.Ben bu aşamada at gözlüklerimi takıyorum.Tavsiye ederim...Hayatın keyfini çıkarmaya bak sen.Kimse ekmeğimizi elimize vermiyor arkadaşım...
Kocaman,kocaman öpüyorum seni....
TüTü

Dantelci dedi ki...

CANIM SOFICIM
OGLUSUN ICIN VE DIGER ASKERIMIZ ICIN COK UZULDUM. INSALLAH ALLAH SENIN ASKERINI SANA BAGISLAR SU GUNLER TEZ GECER GIDER CANIM.
SOFICIM ISTERSEN 10 YIL EVDE OL YINEDE ZAMAN YETMIYOR, YETMIYOR...
GELELIM SU MISAFIRLERE, NE KADARRR SEVIMLI MISAFIRLERMIS. ZAMAN ZAMAN HEPIMIZIN VARDIR BOYLE SEVIMLI MISAFIRLERI. O SORULAN MUNASEBETSIZ OZEL SORULARDAN DA NEFRET EDIYORUM, BEN DE MARUZ KALDIGIM ICIN. KISISEL FARKLILIKLARDAN DOLAYI ANLASAMADIK DIYE CEVAPLIYORUM, TUM TATMINKARSIZLIKLARIYLA YUZUME BAKIP KALIYORLAR:))
BIRDE KENDI BASLARINA GELMESINDEN KORKTUKLARI ICIN DEGIL, ZATEN KENDILERINDE MEVCUT OLAN PROBLEMLERI, BASKALARININ OZELINE GIREREK, BOYLE UNUTUYORLAR.
COK OPTUM SOFICIM, GUZEL BIR PAZAR GUNU DILERIM...

sofi dedi ki...

Moonsuncım, bakma ben burda bülbül kesiliyorum, lafları yer, akşam yattığımda keşke böyle söyleseydim diyenlerdenim ama takmıyorum, fazlada konuşmuyorum, ya da soruyla cevap veriyorum, insanlar meraklı işte netcen.Hadi tükkanı bekliyorum, ıslatıcaz açılışı...

sofi dedi ki...

Tütü, bende hep seni bu civarlardaymışın gibi düşünüyordum ve garip bir şekilde hayatlarımızda paralellik var.Aynı ince yollardan geçmişiz, evet evcilik oynamak bizimkisi ama ihtiyacımız vardı be, bırak birazda böyle takılalım, temizlikti, yemekti, garip garip elişleriydi kendimi iyi hissediyorum.Pazar yerindeki hiç kimse madur olmadı, yine kendilerine yakın çevrede yer açtılar çünkü hemen hemen 2 sene öncesinden haber vermişlerdi ama gerçekten iyi oldu, yeniden denizi görür olduk.Altından metro geçecek, bulvardan maslağa bağlanacakmış ve bir yeraltı çarşısı düşünülüyormuş.Bu arada ucundan tuttuğun iş inşallah hayırlı olur, fısıldarsın banada.Kocamaaan sevgiler...

sofi dedi ki...

Haticecim, gerçekten ya zaman kuş olup uçuyor, her tozu, her eğriliği görüp uğraşıp duruyorum ama iyi yanı daha hareketli oldum , işte masa başında oturup duruyordum, şimdiyse evin içinde dolanıp duruyorum, yapcak birşeyler buluyorum.Misafirlere gelince demekki aynı merak yağmuruna hepimiz yakalanmışız, ne kötü didiklerler özelini bilmezmiyim, çalışmak bana can simidi olmuştu, ne ben kimseyi görüyordum ne kimse beni, ama insan doğası hiç değişmemiş, artık aldırmıyorum.Oğlum iyileşmiş, biraz evvel kışlasını aradım çarşı iznindeymiş içim rahatladı neyse az kaldı çok şükür.Sana, çocuklara kucak dolusu sevgiler...

Yasemin dedi ki...

Sevgili Sofi,

Oğlunuzun bir an önce şifaya kavuşmasını, sonra da bir an önce askerliğini bitirip, hayırlısıyla sevgili annesine kavuşmasını bütün kalbimle diliyorum.

Size karşı densizlik yapanlara siz de gerekli cevabı verin bence de...
Sizi üzmeye ne hakları var. Misafir olaral gittiğin yerde mesafeni bileceksin. bilmezsen ev sahibini üzersin çünkü.

Motosiklete çok meraklı olan sevgili Degree, sizin de motosiklete sevdalandığınızı anlatınca, size mutlaka yazmak istedim, çünkü motosiklet benim birinci tutkum. Bir 2003 model BMW R-1100 S, bir de 2007 model Suzuki V-Strom 650 motosikletim var. Onlar benim sevgililerim. İkisinde de başka başka özellikler olduğundan ikisinden de vaz geçemiyorum. Onlardan birinin üzerine bindiğimde, sanki dünyam değişiyor ve herşeyi başka açılardan görmeye başlıyorum.
Sizinle tanışıp, eğer arzu ederseniz sizi, güzel bir havada BMW'm ile gezdirmeyi arzu ederim. Tabii siz de isterseniz.

Pek çok sevgiler,

Yasemin.

renkler dedi ki...

Canım, askerin için çok geçmiş olsun diyorum. Allah şifa versin... Yıllarca Beşiktaş'ta yaşamış biri olarak çok severim. O gürültüsü, kalabalığı, kermekeşi ile hem de... Gerçi şimdi izole, sakin bir hayata çok alıştım ama Beşiktaş hep özel olacak benim için...

fikriminincegülü dedi ki...

Canım ya.. askerine çok çok geçmişler olsun. Hayırlısıyla alsın gelsin teskeresini. Bayram yapalım hep beraber. Anneciğinin gülen yüzü de daha bi gülsün.:)

Sem dedi ki...

Sofi'ciğim, askerinin iyileşmesine sevindim. Şimdi de tez elden tezkeresini alsın ve hayatına kaldığı yerden devam etsin diyorum.

Son zamanlarda Beşiktaş'tan hep transit geçtiğim için değişiklilerin farkında bile değildim ama o kadar yakın olan denizi görebilecek alanların açılması iyi olmuştur diye düşünüyorum ama Tansaş'ı özleyecek olmana üzüldüm.

Düşünüyorum da, müşteri ilişkilerinin daha kolay olması konusunda sana hak veriyorum; en azından oyunun sınırları daha belirli galiba. Misafirlere rağmen işe gitmediğin şu günlerin tadını bol bol çıkarmaya devam diyorum.

Sevgiler

Asortik Krep dedi ki...

Benim müşterilerim senin akrabalar gibi aslında :) Küçük yerin küçük beyinli müşterisi mi olur anlamadım..
Biz yeni işyeri aldık ya adam geldi oturdu,aslında müşterim değil,komşu olmuşuz hayırlı olsuna gelmişmiş.Dakka bir gol bir; biz bu yeri şimdi sadece çalıştığımız işten kazandığımız parayla mı almışız !! :P Ne dersin..? Hayatım boyunca 2 kere sohbet ettiğim bir insana ne anlatabilirim sence..? Bende gerçeği anlattım :))